Merhabalar,

 

 

Bir nota arşivi hazırlanması ve kullanılacak yazılımın özellikleriyle ilgili değerli görüş ve önerileri yakından izliyorum. Sayın Recep Uslu’ya mesaj göndererek, “İTÜ TMDK, Maçka, Cumartesi, 23 Eylül 2006, Saat 14.00” diye özetlenen toplantı yer ve zamanı kesinleşirse bildirmesini talep ettim. Çünkü mutlaka katılmak niyetindeyim.

 

Bu vesileyle, muhtemelen pek çok üyenin işittiği, fakat kullanma olanağı henüz doğmayan Mus2 adlı programdan ve bununla ilgili son gelişmelerden sözetmek istiyorum.

 

Musiki ile ilgilenen ve bilgisayarda yazılım geliştirme deneyimine sahip olan pek çoğumuz gibi bendeniz de yıllar önce böyle bir program yazma işine soyunmuştum. Bu hedefe bir anlamda oldukça yaklaşmış (örneğin 2000 dolayında klasik Türk musikisi ve Türk halk müziği eserinin nota bilgilerini bilgisayara Mus2 formatında girerek bunları basılır ve dinlenir hale getirmiş), fakat özellikle kullanıcı arayüzündeki eksikliklerden dolayı musikiseverlerin hizmetine sunamamıştım.

 

Geçen yıl Ömer Tulgan ve Uğur Keçecioğlu dostlarımla bendenizin de içinde olduğu bir grup oluşturarak ortak bir program üretmeyi de tasarladık (Bkz. NotaYaz). Fakat -deneyenler bilir- bu proje, bence geçinmek için başka bir işle uğraşmakta olanların üstesinden gelemeyeceği kadar kapsamlı. Hele sayın Adnan Aydemir Hocanın bir kısmını dile getirdiği sorunlarla da başeden bir ürün ortaya koymak istiyorsanız...

 

Mus2 açısından bu anlamda yakın tarihlerde iki olumlu gelişme oldu:

 

  1. Birkaç ay önce Data-Soft adlı yazılım şirketi programı profesyonel bir ekiple baştan yazmaya karar verdi ve bu işe girişti.

  2. Hatta, projenin kültürel/eğitsel önemi nedeniyle KOSGEB desteği aldı...

 

Yani Mus2’nin dışa açık ilk versiyonunu birkaç ay içinde incelemenize sunabileceğiz.

 

Beni nispeten bu ayrıntılı yazıyı yazmaya sevkeden etmen biraz da sayın Mete Cantimur’un aşağıdaki mesajı oldu. Kendisinin, verilerin formatına ilişkin kesinlikle katıldığım görüşünden hareketle Mus2 formatına ve bu arada programın bazı özelliklerine değineceğim:

 

Mus2’nin ilk versiyonu, nota bilgilerini .CSV (Virgülle Ayrılmış Alanlar), yani bir tür metin (.TXT) formatında saklıyordu. Şimdi buna ek olarak,

 

  1. .ABC formatında da,

  2. Internette nota yayıncılığı konusunda yeni bir standart olan MusicXML formatında da saklıyor. Çoğumuzun bildiği XML’in bir altkümesi olan MusicXML de sonuçta bir metin (text) editörü ile açılıp okunabiliyor, düzenlenebiliyor... Teknik terimleri bir yana bıracak olursak, bunun anlamı şu: Mus2; Finale, Sibelius, Capella, Turandot vb. başta olmak üzere, dünyada kullanılmakta olan nota yazım programlarından (şu anda) 60 adedi ile veri alışverişinde bulunabilecek özelliğe sahip. MusicXML, MuseData ve Humdrum adlı -tıpkı Mete Beyin örneğini verdiği .ABC gibi- akademik kökenli formatlar üzerine bina edilmiş modern bir yapı. Binlerce Türk musikisi eser notasının (musikimize özgü arıza işaretleri için yazıtipi gibi bazı zorluklarla uğraşarak) Finale ile yazıldığı fakat doğru seslendirilemediği dikkate alınırsa bunun önemi ortaya çıkacaktır. (Standartlara uymanın yararlarını uzun uzun anlatmaya gerek yok, fakat bir yan sonucuna değinmeden geçemeyeceğim: MusicXML formatının yaygınlığı sayesinde, sayın Murat Mutlu Turan’ın dile getirdiği OCR konusu Mus2 için bir sorun oluşturmuyor. Çünkü, eskiden elle vb. yazılmış notaları yeni baştan bilgisayara girmek yerine tarayıcıdan geçirerek bilgisayara aktarmak demek olan bu teknik NotaYaz’ın da gündemindeydi ve çetin bir problem olduğu için geri sıralardaydı; fakat örneğin SharpEye Music Reader bu işi zaten başarıyla yapıyor ve sonucu MusicXML formatında da kaydedebiliyor. Bu ise, Mus2 tarafından da okunabildiği anlamına geliyor.)

  3. Bir nota yazım programının MIDI formatında dosyalar üretebilmesi zaten boynunun borcu olduğu için, kısaca Mus2’de bu standartta dosya saklamanın ve herhangi bir MIDI dosyasının kendi formatına çevirmenin de mümkün olduğunu söylemekle yetiniyorum. Fakat, bu özelliğin bir yan sonucu olarak, MIDI klavyesinde çalınacak bir eseri doğrudan Mus2 formatında kaydetmenin ve sonradan arıza işaretlerini vb. yarı-otomatik olarak düzenlemenin nota giriş süresini oldukça hızlandıracağı gerçeğini eklemekte yarar var.

  4. Mus2’nin desteklediği ve “Gerçek-J” Adnan Hoca gibi bu konuya önem verenleri rahatlatacak bir dosya deseni de Scala formatı. İçlerinde Fârâbî, İbn Sinâ, Safiüddin, Yektâ, Karadeniz, Arel gibi makam müziğiyle ilgili dizilerin de bulunduğu Scala arşivindeki 3500’e yakın dizi, Mus2 tarafından okunup yazılabiliyor, notalanabiliyor ve seslendirilebiliyor. Öğretim görevlisi olarak çalıştığım Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümünde bir proje kapsamında birçok Türk musikisi icracısının kayıtlarını analiz etmiştik. Buralardan ve benzeri çalışmalardan elde edilecek bilgiler de Scala arşivine ve Mus2 veritabanına eklenebilir.

  5. Yukardaki dört maddeye göre daha kolay bir işlem, fakat ilke olarak çok önemli olduğu için, Mus2’nin Hamparsum ve Abdülbâkî Nâsır Dede formatında notalar da üretebileceğini şimdiden müjdeliyorum. Ters yöndeki dönüşüm ise çözümü daha zor bir problem ve sonraki versiyona koymayı planlıyoruz.

  6. Makam ve usullerimizin zenginliği nedeniyle, Mus2’nin genel formatının veritabanı yapısında olmasını uygun bulduk. Dışa açık ilk versiyon Access formatını kullanacak, ilerde gerekirse SQL’e de taşınacak. Veritabanı yapısı, arama, sorgulama ve analizler bakımından sınırsız olanaklar sağlıyor.

 

Mus2’nin ilk (dahili) versiyonu VisualBasic dilinde yazılmıştı. Şimdi ise Delphi platformuna taşınıyor. Bu bir yandan Kylix aracılığıyla Linux, (Delphi 2006 desteklediği için) bir yandan da, .NET platformuna geçişin kolay oluşunu sağlayacak. Bu son özelliği, Mus2’nin ‘Internet üzerinde çalışan bir program’ yapısına hazır olduğunu belirtmek için vurguladım. Fakat dışa dönük ilk versiyonda bunu düşünmüyoruz.

 

Son bir değinmeyle bitireyim:

 

Ben bu yazıyı yazmaya başladıktan sonra nota arşivi konusunda iki mesaj ulaştı. Biri Ömer Tulgan dostumdan, öteki ‘semoss’ imzalı (yazarının tam adını bilmiyorum). Birincide “C++’ın update'ini almaya ekonomik durumum izin vermiyor” diye bir cümle var, ikincisi nota arşivi için Finale’yi kullanmayı öneriyor... Bu öneriyi kabul etmek, nota arşivine erişecek binlerce kullanıcının, fiyatı 600 dolar olan Finale programını bir şekilde edineceğini varsaymak anlamına geliyor. Buna karşılık birinci mesajda, binlerce kişice kullanılmaya aday bir programı yazmak için bir kişinin bunun neredeyse yarısı mertebesinde bir bedeli bir defaya mahsus ödemesinin haklı güçlüğü dile getiriliyor... Bu çelişkinin nedeni şu olmalı: Biz Türkiye’de yaşıyoruz, dolayısıyle yazılım telif hakları konusunda yeterli bilince sahip değiliz; Ömer Tulgan ise Almanya’da yaşıyor ve bu konuda daha duyarlı. Fakat -müzik telif hakları konusunda görülmeye başlandığı üzere- bugün değilse yarın, istesek de istemesek de bizim de bu bilinci edineceğimiz, edinmek zorunda olacağımız kesin.

 

Herkese saygı ve sevgilerimi sunarım.

 

 

M. Kemal Karaosmanoğlu

Son Güncelleme: 19.09.2007